İçerik
Çok Çalışıyorum Ama Görünmüyorum: İş Hayatında Emeğinizi Nasıl Görünür Kılarsınız? Sabah herkes gelmeden işe başlıyorsunuz. Gün içinde kendi sorumluluklarınızın yanında başkalarının yetiştiremediği işlere de el atıyorsunuz. Bir müşteri sorunu çıktığında sizi arıyorlar. Rapor eksikse siz tamamlıyorsunuz. İşlerin aksamaması için kimsenin fark etmediği ayrıntıları takip ediyorsunuz.
Günün sonunda yorgunsunuz. Ama toplantıda katkılardan söz edilirken adınız geçmiyor. Yeni bir sorumluluk verileceğinde başka biri düşünülüyor. Performans görüşmesinde ise yaptıklarınız birkaç genel cümleyle özetleniyor:
“Çok çalışıyorsun, senden memnunuz.”
İçinizden şu soru geçiyor:
“Madem bu kadar memnunlar, neden ilerleyemiyorum?”
İş hayatında çok çalışmakla, yapılan katkının anlaşılması arasında her zaman kendiliğinden kurulan bir bağ yok. Bazen emek sessizce işin içine karışıyor. Sonuç görülüyor; o sonucun oluşmasını sağlayan çaba, karar ve sorumluluk görünmüyor. Sorunsuz Giden İşlerin Arkasındaki İnsan Bazı çalışanlar, varlıklarını en çok yokluklarında hissettirir.
Onlar izinliyken takipler aksar. Bir sorun çıktığında kiminle konuşulacağını kimse bilemez. Herkesin kolay sandığı bir işin, aslında çok sayıda küçük müdahaleyle yürüdüğü anlaşılır.
Çünkü bu kişiler sorunları büyümeden çözer. Eksikleri gündem olmadan tamamlar. İlişkiler bozulmadan araya girer. İşleri o kadar düzenli yürütürler ki dışarıdan bakıldığında ortada özel bir çaba yokmuş gibi görünür.
Sorunu önleyen kişinin katkısı, sorunu çözen kişinin katkısından daha zor fark edilebilir.
Bu durum, önleyici emeğin değersiz olduğu anlamına gelmez. Fakat kurumda yalnızca kriz anları konuşuluyorsa, düzeni sürdüren insanların katkısı arka planda kalabilir. “Yaptığım İş Zaten Beni Anlatır” Düşüncesi Pek çok insan, emeğini anlatırken rahatsız olur.
“Kendimi övüyormuşum gibi görünmek istemiyorum.”
“Yöneticim zaten biliyordur.”
“Ben işimi yapayım, fark ederler.”
Bu düşünceler anlaşılır. Ancak yöneticiniz gün boyunca verdiğiniz bütün kararları, önlediğiniz riskleri veya üstlendiğiniz ek sorumlulukları görmeyebilir. Sonuca ulaşırken neleri değiştirdiğinizi bilmeyebilir.
Örneğin “Müşteriyle görüştüm, konu kapandı” dediğinizde görüşmenin yapıldığını anlatırsınız. Oysa o görüşmede müşterinin ayrılma nedenini belirlemiş, farklı birimlerle koordinasyon sağlamış ve uygulanabilir bir çözüm oluşturmuş olabilirsiniz.
Bunların hiçbiri aktarılmadığında, önemli bir katkı sıradan bir işlem gibi algılanabilir.
Emeğinizi görünür kılmak, yaptığınız işi başkalarının doğru değerlendirebileceği açıklıkta anlatmaktır. Çok İş Yapmak ile Etki Oluşturmak Arasındaki Bağ Yoğun bir günün sonunda tamamladığınız işleri sıralamak kolaydır. Ancak şu soruya cevap vermek daha fazla düşünmeyi gerektirir:
“Benim katkımla ne değişti?”
Bir rapor hazırlamış olabilirsiniz. Peki bu rapor hangi kararın alınmasını kolaylaştırdı?
Bir çalışanı desteklemiş olabilirsiniz. Peki çalışan sonrasında hangi işi kendi başına yapabilir hâle geldi?
Bir müşteriyle defalarca görüşmüş olabilirsiniz. Peki hangi ihtiyaç netleşti, hangi risk azaldı veya hangi belirsizlik giderildi?
Her katkı doğrudan rakama dönüşmez. Güvenin korunması, bilginin doğru aktarılması, hatanın önlenmesi ve ekip içindeki iş birliğinin güçlenmesi de değerlidir. Önemli olan, yapılan işle ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişkiyi kurabilmektir. Güvenilir Olduğunuz İçin Hep Aynı Yerde Kalıyor Olabilir misiniz? İşleri iyi takip eden, sorumluluk alan ve kolay kolay “hayır” demeyen çalışanlara zaman içinde daha fazla iş gelebilir.
Başlangıçta bu durum güven göstergesi gibi hissettirir. Fakat bir noktadan sonra kişinin gelişimine hizmet eden sorumluluklarla, yalnızca iş yükünü artıran görevler birbirine karışabilir.
Yeni bir proje için zamanı kalmaz. Eğitimlere katılamaz. Kendi hedeflerine odaklanamaz. Başkalarının acil işleri, onun sürekli önceliği hâline gelir.
Bu nedenle şu soruyu sormak önemlidir:
“Bana verilen işler, hedeflediğim role hazırlanmamı sağlıyor mu?”
Her ek görev gelişim fırsatı değildir. Bazı görevler mevcut becerinizi tekrar tekrar kullanmanızı sağlar. Bazıları ise karar verme, koordinasyon kurma veya liderlik deneyiminizi genişletir. Aradaki farkı görmek, kariyeriniz için daha bilinçli seçimler yapmanıza yardımcı olur. Görünür Olmak İçin Daha Çok Konuşmak mı Gerekir? Sessiz çalışan birinin kişiliğini değiştirmesi gerekmez. Görünürlük; her toplantıda söz almak, her başarıyı duyurmak veya sürekli kendinden bahsetmekle sınırlı değildir.
Doğru zamanda, ilgili kişiye, somut bir katkıyı aktarabilmek yeterli bir başlangıç olabilir.
Örneğin bir toplantıda şöyle diyebilirsiniz:
“Geçen ay tekrar eden talepleri inceledim. Gecikmelerin önemli bir kısmının eksik bilgiyle açılan kayıtlardan kaynaklandığını gördük. Bunun üzerine başvuru kontrol listesini güncelledik. Önümüzdeki dönemde geri dönüş ihtiyacının azalıp azalmadığını takip edeceğiz.”
Bu anlatımda gözlem, katkı, iş birliği ve takip vardır. Aynı zamanda sonuç henüz ölçülmediyse bu da açıkça belirtilir.
Ekip başarısını anlatırken kendi rolünüzü de netleştirebilirsiniz:
“Çalışmayı ekipçe tamamladık. Ben veri analizini ve birimler arasındaki koordinasyonu üstlendim.”
Başkalarının emeğine yer vermekle kendi katkınızı açıklamak bir arada mümkündür. Emeğinizi Görünür Kılmak İçin Neler Yapabilirsiniz? 1. Katkılarınızın Kısa Bir Kaydını Tutun Haftanın sonunda birkaç dakika ayırarak üç şeyi yazın: - Hangi sorumluluğu üstlendim? - Benim katkımla ne değişti? - Bunu hangi örnek veya sonuçla açıklayabilirim? Bu kayıt, performans görüşmesine hazırlanırken hafızanıza güvenmek zorunda kalmamanızı sağlar. Aynı zamanda zamanınızı nereye harcadığınızı görmenize yardımcı olur. 2. Beklentileri Yöneticinizle Netleştirin Çok çalışıyor olabilirsiniz; ancak sizin önceliklerinizle yöneticinizin beklentileri aynı olmayabilir.
“Bu dönem benim rolümde başarıyı hangi sonuçlarla değerlendireceğiz?” sorusu, çabanızı doğru yere yönlendirmenize yardımcı olur.
Terfi hedefiniz varsa bunu da somutlaştırın:
“Bir sonraki role hazırlanmak için hangi davranışları ve sonuçları göstermem gerekiyor?”
Belirsiz bir “Biraz daha deneyim kazan” yanıtı alırsanız, hangi deneyimin kastedildiğini örneklerle açmasını isteyebilirsiniz. 3. İş Yükünüzü Konuşulabilir Hâle Getirin Yeni bir görev geldiğinde mevcut sorumluluklarınızı görünür kılın:
“Bunu üstlenebilirim. Şu anda A ve B işlerini yürütüyorum. Bu görevi öne alırsak hangisinin takvimini değiştirelim?”
Bu konuşma, önceliklerin ve kapasitenin birlikte değerlendirilmesine imkân verir. 4. Gelişim Fırsatlarını Talep Edin Yöneticiniz hedefinizi bilmiyorsa size uygun fırsatları düşünmeyebilir.
Bir proje sunumuna katılmak, küçük bir çalışmanın koordinasyonunu üstlenmek veya yeni başlayan bir çalışanın gelişimine destek olmak istediğinizi açıkça paylaşabilirsiniz.
Talebinizi, nasıl katkı sunacağınızla birlikte anlatın. Böylece gelişim isteğiniz uygulanabilir bir öneriye dönüşür. Bazen Mesele Kurumun Neyi Ödüllendirdiğidir Bütün sorumluluğu çalışana yüklemek adil olmaz.
Bazı kurumlarda katkılar düzenli değerlendirilmez. Başarının ölçütleri açık değildir. En çok konuşan kişinin etkisi, sessizce sonuç üreten kişinin etkisinin önüne geçebilir. Terfi kararlarının gerekçeleri paylaşılmayabilir.
Siz katkınızı açıklıyor, beklentileri netleştirmeye çalışıyor ve gelişim fırsatlarını talep ediyor olabilirsiniz. Buna rağmen sürekli belirsiz cevaplar alıyorsanız, kurumun size sunduğu alanı da değerlendirmeniz gerekir.
Kendi davranışlarınız üzerinde çalışmakla, içinde bulunduğunuz sistemin sınırlarını görmek birbirini tamamlar. Yöneticilere de Bir Soru Ekibinizde kimlerin katkısını kolayca fark ediyorsunuz? Kimleri yalnızca işler aksadığında hatırlıyorsunuz?
Başarıyı değerlendirirken sunumu yapanın yanında hazırlığı yürüteni, krizi çözenin yanında riski önleyeni ve sonucu paylaşanın yanında süreci taşıyanı da görebiliyor musunuz?
Çalışanların kendi katkılarını ifade etmesi önemlidir. Adil bir değerlendirme için yöneticinin de katkıyı araştırması, dinlemesi ve somut örneklerle ele alması gerekir. Emeğinize Bir de Bu Gözle Bakın Bugün kendinize yalnızca “Ne kadar çalıştım?” diye sormayın.
“Neye katkı sağladım? Bu katkıyı kim biliyor? Hedeflediğim role doğru ilerliyor muyum?” sorularını da ekleyin.
Belki daha fazla çalışmanız gerekmiyor. Yaptıklarınızın etkisini daha açık anlatmaya, önceliklerinizi yeniden değerlendirmeye veya gelişim beklentinizi dile getirmeye ihtiyacınız var.
Albatros Prime Akademimizde kariyer ve yönetici koçluğu çalışmalarında; kişinin güçlü yönlerini, hedeflerini ve karşılaştığı güçlükleri birlikte ele alıyoruz. Kendi katkınızı daha net görmek ve kariyerinizdeki sonraki adımı düşünmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
📩 [email protected] 🌐 www.albatrosprime.com
İş Hayatında Görünürlük, Kariyer Gelişimi, Çalışan Katkısı, Performans Görüşmesi, Terfi Süreci, Kariyer Koçluğu, Yönetici Koçluğu, Albatros Prime, Medine Çiftci.
